Sağanak yağmurların deliliği.Ayaz rüzgârların keskinliği .Işığın mesafeleri yok etme gücü ve daha daha çoğu.Nasıl tarif edebilirim bilmiyorum bu hissi. Düşünüyorum düşünüyorum ama almıyor aklım.Sığmıyor ve esnemiyor hakikatliği hiç bir türlü.....Kırgınlık gibi bazen insanın kendi kedine duyduğu ama aynı anda da öylesi bir huzur, her zerresini çözmüşçesine ruhum kâinatın.....Büyüdüm artık ben diyemiyorum böyle anlarda. Ne ellerim yetiyor tutunmaya ne ayaklarımda güç. Koşar adımlarla yaklaşıyorum bir yağmurdan diğer yağmura.... Elbette ki bazen hayal kırıklığına benzeyecek gözlerim, belki de zamanla değişmiş ve bozulmuş her düzene. Ama bu işte güzelliğim, sabit, köklü ve bu dünyaya yakışmıyorcasına sadık.Yaşadıkça yenilendikçe eskimeyen tek şey oluyor yüreğimin direnci. Yenildiğimi zannettiğim her zaman beni ölesiye tokatlayıp uyandırıyor yine hayata.....Izliyorum, dokunuyorum, hissediyorum. Üzerime üzerime yığıldıkça genişliyor gök, hiçbir hava koşuluna yenilmiyorum. Eşsiz bir inkâr bu, bu bir kabulleniş en doğal haliyle benliğimi.....Bir kez edinildimi ziyan olmuyor benim ruhumda hiçbir şey, yara da şifa da hiç bitmiyor.....Ey cahilliğimi önüne serdiğim hayat, çırılçıplak ve harabelere benzeyişimin adı yok. Ey kudretinden ürktüğüm ama varlığında tamamlandığım güç, derin ve sonsuz suların karanlıklara yeri yok......Ödülümdür bu kuşundan çiçeğine, ödülümdür yüreğimi geçmişimde geleceğimde iyi edene......Tüm benliğimle haykırmaksa bu yüreğimi hayata yine ve yeniden , varsın benim acizliğim olsun . Yeryüzünün huzurunda eşsiz hala göğün sonsuzluğu......Sevmek değişmiyor.
Masallara inanan bir çocuktum ben, bileklerimde çiçekler açardı, ağzımda kelebek tozları. Kışa ve göğe inancımı, yaza ve denize kavuştukça yücelttim. Hayaller kurduğum, insanlardan gizli, gerçekten çok daha ileride bir dünyam vardı, orada bittikçe var oldum. Durakları sevdim hep, köprüleri, ayrılmaktan ve gitmekten nefret ettikçe sevdim yolları. Son bakışlar, son sözler, sımsıkı sarılmalar, yalvarırcasına beni avutun bakışları. Böyle böyle büyüdüm hep, kuşlar edindim, balıklar edindim, bahçeler, duvarlar, odalar, odalarda yanan ve tükendikçe yenilenebilen ışıklarda beliren sadık gölgeler. Masallara inanan bir çocuktum, şiire tutunan bir kadın oldum. Müziklerde kıvranırken, d...
Yorumlar
Yorum Gönder