Içimde tuttuğum ama yitirmediğim birkaç cümlem var . Söylenirse yer yarılıp yutacak gökyüzünü. Söylenirse beni bulutlarda sağ bırakacak cümleler bunlar. Onlar sanki yitip gitmiş hikâyelerin solmuş siyah beyaz fotoğrafları gibi. Onlar eskidikçe güzelleşenler. Insan önce yüzünü unutuyor geçmişin, sonra sesini, çok daha sonra da ismini. Şimdiyedek tüm kalakalmışlığım hevesimi yitirmişliğimdendir.Tüm sessizliğim kendimi seçmişliğimden. Burası yaşanmışlardan arda kalan lekesiz bir zaman.Insan tek bir cümlelik zaferi olsun istiyor bazı hiyalerde...Benim var.
Masallara inanan bir çocuktum ben, bileklerimde çiçekler açardı, ağzımda kelebek tozları. Kışa ve göğe inancımı, yaza ve denize kavuştukça yücelttim. Hayaller kurduğum, insanlardan gizli, gerçekten çok daha ileride bir dünyam vardı, orada bittikçe var oldum. Durakları sevdim hep, köprüleri, ayrılmaktan ve gitmekten nefret ettikçe sevdim yolları. Son bakışlar, son sözler, sımsıkı sarılmalar, yalvarırcasına beni avutun bakışları. Böyle böyle büyüdüm hep, kuşlar edindim, balıklar edindim, bahçeler, duvarlar, odalar, odalarda yanan ve tükendikçe yenilenebilen ışıklarda beliren sadık gölgeler. Masallara inanan bir çocuktum, şiire tutunan bir kadın oldum. Müziklerde kıvranırken, d...
Yorumlar
Yorum Gönder