Öyle birden anlatılmıyor sevmek.. Dalgaları yükselen ve dehşet güzelliğiyle kıyıları tehdit eden bir deniz oluyorum.. Dilimin ucunda martılar uçuşurken .. Öfkeli saçlarımdan tutan gök, bir o yana bir bu yana kıvrılırken uzun boynuyla, bir ışık oluyorum bir karanlık.. Söz çırılçıplak ve söz ait olduğu tüm kayalardan arınmışçasına. Söz oluyorum.. Dudaklarımda büyüyen kanatların keskinliğinden ziyade önlenilemez bir yutkunuştan korkuyorum. Korkuyorum, nefesimle dağıtacağım bu dünyayı..Açıl yeryüzü, artık büyü. Korkuyorum, kâinat sığmayacak içine..Deniz yüksek gök alçak.Ben seyrindeyim.
Masallara inanan bir çocuktum ben, bileklerimde çiçekler açardı, ağzımda kelebek tozları. Kışa ve göğe inancımı, yaza ve denize kavuştukça yücelttim. Hayaller kurduğum, insanlardan gizli, gerçekten çok daha ileride bir dünyam vardı, orada bittikçe var oldum. Durakları sevdim hep, köprüleri, ayrılmaktan ve gitmekten nefret ettikçe sevdim yolları. Son bakışlar, son sözler, sımsıkı sarılmalar, yalvarırcasına beni avutun bakışları. Böyle böyle büyüdüm hep, kuşlar edindim, balıklar edindim, bahçeler, duvarlar, odalar, odalarda yanan ve tükendikçe yenilenebilen ışıklarda beliren sadık gölgeler. Masallara inanan bir çocuktum, şiire tutunan bir kadın oldum. Müziklerde kıvranırken, d...
Yorumlar
Yorum Gönder